80 lerin sonunda 90 ların başında çocuk olmak
odanın duvarlarını metin ali feyyaz rıza şifo recep ulvi kadir gibi efsane isimlerin posterleriyle doldurmaktır
mahalle
atari salonlarına gitmek, on jetonu daha ucuza almak
bmx bisikletinizle gezmek (kontra pedal)
turbo nun içinden çıkan arabaları biriktirmek.
atan alır spor gibi bi kuralların gölgesinde sokaklarda taştan kale kurup maç yapmak.
mahalle maçlarında çizgili kısa şortlu formalardan giymek
bakkalda ve kırtasiyede satılan vampir dişeleriyle kızları korkutma çabaları
i̇sim-şehir-bitki-eşya-artist-ülke (anlayan anladı)
top oynarken açılan yaraların iki gün sonra kabuk bağlaması ve o kabuğu soyarken duyulan garip zevk.
sokakta lastik atlamak, ip atlamak
i̇nşaatın birinci katından kum yığınına atlamak
okuldan gelir gelmez önlügü çikarip sokaga çikmak ve aksam yemegine kadar da top oynamak.
gazoz kapagi oynamak.
heves ederek alınan 4-5 adet civcivin bir hafta içinde evde telef olması ve hüngür hüngür ağlamak.
9 katli olan kames topla oynamak.
plastik topun gül dikenine batmasi ve maçin yarida kalmasi.
topun bahçeye kaçmasi ve birkaç hafta sonra geri verilmesi.
birisinin aldigi futbol topuna hayran hayran bakmak.
çocuklugun verdigi gazla çete kurmaya kalkmak ve basarisiz olmak.
sokaklarda sabahtan aksama kadar top tepmek. saklambaç, istop, uzun essek oynamak
çivi saplamaca oynamak
marangozdan alınan tahtalardan kılıç, hançer yapıp ninja kamplumbagalari taklit etmek..
komsularin bahcelerine dalip ayvayi, eriği dalından yemek
mahalleden geçen eskici-bozacı-kalaycı-yoğurtçu-niyetçi-ayıcı..
komsu kizlarina aşık olup açilamamak.
cam şişe içinde torpil patlatmak
mahalle ce$melerinden su icmek
sokakta oynarken yemek için apartmandaki çocuklu herhangi bir daireye girebilmek demek
tüftüf demek, iğneli külah demek, kibrit kutularıyla birleştirilmiş tam otomatik tüftüf gibi şeyler icat etmek demek
büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek
9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak
sinek ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.
sokaktan geçen kasalı arabası olan satıcıların arabasının peşine takılıp kasasına binmeye çalışmak
ayı oynatan ve balon satan adamların nâraları
annenin akşam olunca balkondan bağırıp oyunun en güzel yerinde eve çağırması demek.
demirden kocaman salıncaklar , devasa kaydıraklar salıncakta ayakta sallanmak
kaydırak ve salincak için sıra beklemek
akşam ezanı okunduğunda eve girmek demek.
üstunden telle tutturulmus plastik arabalarla yolda oynamak demek
breyk breyk arkadaş arıyorum demek
sokakta yere kilim sererek evcilik oynamak, ele geçirilen eski çarşaflarla çadır yapma hevesi demek.
barbiecilik, cindycilik oynamak , koca kafalı cindy bebek sahiplerini oyuna almamak demek
zemin katta oturan arkadaşın evine gidip, annesinden su istemek
"..teyze müsaitseniz akşam size oturmaya gelcez" olayı için anne tarafından komşulara gönderilmek.
mahalle kavramını en son yaşayanlardan olmak. sokakta misket, kuka, uzuneşşek,birdirbir oynayan son kuşak olmak. evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocuklugunu yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak, sokakta büyüyüp bilgisayar kölesi olmamış son nesil olmak demek.. mahalle kavrami demek. çocukluğunu sokakta mahallede geçirebilmiş ama gene de bilgisayarı uzaylı sanmayan yegane nesil. geçiş dönemi çocukları...
atari salonlarına gitmek, on jetonu daha ucuza almak
bmx bisikletinizle gezmek (kontra pedal)
turbo nun içinden çıkan arabaları biriktirmek.
atan alır spor gibi bi kuralların gölgesinde sokaklarda taştan kale kurup maç yapmak.
mahalle maçlarında çizgili kısa şortlu formalardan giymek
bakkalda ve kırtasiyede satılan vampir dişeleriyle kızları korkutma çabaları
i̇sim-şehir-bitki-eşya-artist-ülke (anlayan anladı)
top oynarken açılan yaraların iki gün sonra kabuk bağlaması ve o kabuğu soyarken duyulan garip zevk.
sokakta lastik atlamak, ip atlamak
i̇nşaatın birinci katından kum yığınına atlamak
okuldan gelir gelmez önlügü çikarip sokaga çikmak ve aksam yemegine kadar da top oynamak.
gazoz kapagi oynamak.
heves ederek alınan 4-5 adet civcivin bir hafta içinde evde telef olması ve hüngür hüngür ağlamak.
9 katli olan kames topla oynamak.
plastik topun gül dikenine batmasi ve maçin yarida kalmasi.
topun bahçeye kaçmasi ve birkaç hafta sonra geri verilmesi.
birisinin aldigi futbol topuna hayran hayran bakmak.
çocuklugun verdigi gazla çete kurmaya kalkmak ve basarisiz olmak.
sokaklarda sabahtan aksama kadar top tepmek. saklambaç, istop, uzun essek oynamak
çivi saplamaca oynamak
marangozdan alınan tahtalardan kılıç, hançer yapıp ninja kamplumbagalari taklit etmek..
komsularin bahcelerine dalip ayvayi, eriği dalından yemek
mahalleden geçen eskici-bozacı-kalaycı-yoğurtçu-niyetçi-ayıcı..
komsu kizlarina aşık olup açilamamak.
cam şişe içinde torpil patlatmak
mahalle ce$melerinden su icmek
sokakta oynarken yemek için apartmandaki çocuklu herhangi bir daireye girebilmek demek
tüftüf demek, iğneli külah demek, kibrit kutularıyla birleştirilmiş tam otomatik tüftüf gibi şeyler icat etmek demek
büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek
9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak
sinek ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.
sokaktan geçen kasalı arabası olan satıcıların arabasının peşine takılıp kasasına binmeye çalışmak
ayı oynatan ve balon satan adamların nâraları
annenin akşam olunca balkondan bağırıp oyunun en güzel yerinde eve çağırması demek.
demirden kocaman salıncaklar , devasa kaydıraklar salıncakta ayakta sallanmak
kaydırak ve salincak için sıra beklemek
akşam ezanı okunduğunda eve girmek demek.
üstunden telle tutturulmus plastik arabalarla yolda oynamak demek
breyk breyk arkadaş arıyorum demek
sokakta yere kilim sererek evcilik oynamak, ele geçirilen eski çarşaflarla çadır yapma hevesi demek.
barbiecilik, cindycilik oynamak , koca kafalı cindy bebek sahiplerini oyuna almamak demek
zemin katta oturan arkadaşın evine gidip, annesinden su istemek
"..teyze müsaitseniz akşam size oturmaya gelcez" olayı için anne tarafından komşulara gönderilmek.
mahalle kavramını en son yaşayanlardan olmak. sokakta misket, kuka, uzuneşşek,birdirbir oynayan son kuşak olmak. evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocuklugunu yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak, sokakta büyüyüp bilgisayar kölesi olmamış son nesil olmak demek.. mahalle kavrami demek. çocukluğunu sokakta mahallede geçirebilmiş ama gene de bilgisayarı uzaylı sanmayan yegane nesil. geçiş dönemi çocukları...
ninja kaplumbağaları izlerdim ben amk. heyecanla beklerdim star`da ... calimero , yalan rüzgarı , cesur ve güzel amk , show tv geldi sonra http://www.youtube.com/watch?v=finjbklpi_y ,
duygulandırdınız lan piçler
oyuncak dergi kitap
taso oynamak
anneden doğan kardeş ve blue jean dergisi istemek
donald amca dergisi okumak
jurassic park ile başlayan dinozor furyasından nasibini almak , dinozorlar dergisinin tüm sayılarını almak, t-rex mi döver allosaurus mu geyiği çevirmek
her siyah spor arabayi kara şimsek sanmak.
çeşit çeşit gi joe, ninja turtles, transformers oyuncakları biriktirmek.
solo test
sakiz hediyeli resimli futbolcu kartlari
çocuk kalbini okumak ve bişey anlamamak
yapıştırma kitabı alıp bütün parayı yapıştırma paketlerine harcamaktı..
misket demek, kemik,balyoz,başaltı demek...
pinokyo bisikletin varken bmx istemek
pazardan anneye zorla he-man çizmeleri ve he-man kılıcı aldırmak , vita yada evin yağ kutularını kesip kılıcın yanına kalkan yapmak
18 vitesli bisikleti dünyanın en önemli şeyi kabul etmek ona sahip olabilmenin hayallerini kurmak
"2000 yılında uçan kaykaylar çıkacak olum" diye geyik muhabbeti yapmak
milliyet`in kagit evlerini, sonralari arabalarini yapamayip anneye babaya komşuya yaptirmak demek
üzerinde made in taiwan yazan oyuncaklarla ilk oynayan nesil olmak
sandalyeleri birbirinin üstüne yatırarak voltron aslanı yapıp saatlerce içinde saçma sapan efektler çıkarmak demek.
arkada 2 destek tekeri olan bisiklet demek
milliyetin verdiği redkit leri almak için kalkar kalkmaz bakkala koşturmak demek.
yılbasinda 1.cinko, 2.cinko, tombala demek
mandaldan , kibrit kutusundan , düdüklü tencere lastiğinden türlü-çeşitli oyuncaklar icat etmek.
çivili tahtada futbol oynamak.
taso oynamak
anneden doğan kardeş ve blue jean dergisi istemek
donald amca dergisi okumak
jurassic park ile başlayan dinozor furyasından nasibini almak , dinozorlar dergisinin tüm sayılarını almak, t-rex mi döver allosaurus mu geyiği çevirmek
her siyah spor arabayi kara şimsek sanmak.
çeşit çeşit gi joe, ninja turtles, transformers oyuncakları biriktirmek.
solo test
sakiz hediyeli resimli futbolcu kartlari
çocuk kalbini okumak ve bişey anlamamak
yapıştırma kitabı alıp bütün parayı yapıştırma paketlerine harcamaktı..
misket demek, kemik,balyoz,başaltı demek...
pinokyo bisikletin varken bmx istemek
pazardan anneye zorla he-man çizmeleri ve he-man kılıcı aldırmak , vita yada evin yağ kutularını kesip kılıcın yanına kalkan yapmak
18 vitesli bisikleti dünyanın en önemli şeyi kabul etmek ona sahip olabilmenin hayallerini kurmak
"2000 yılında uçan kaykaylar çıkacak olum" diye geyik muhabbeti yapmak
milliyet`in kagit evlerini, sonralari arabalarini yapamayip anneye babaya komşuya yaptirmak demek
üzerinde made in taiwan yazan oyuncaklarla ilk oynayan nesil olmak
sandalyeleri birbirinin üstüne yatırarak voltron aslanı yapıp saatlerce içinde saçma sapan efektler çıkarmak demek.
arkada 2 destek tekeri olan bisiklet demek
milliyetin verdiği redkit leri almak için kalkar kalkmaz bakkala koşturmak demek.
yılbasinda 1.cinko, 2.cinko, tombala demek
mandaldan , kibrit kutusundan , düdüklü tencere lastiğinden türlü-çeşitli oyuncaklar icat etmek.
çivili tahtada futbol oynamak.
-----------------konu kilitlenmiştir.-------------------
sıktı la bu tiripler
sıktı la bu tiripler
atariler ve atari oyunları
mortal kombat
double dragon
kick off oynamak.
ataride kaptan tsubasa oynamak.
yeşil siyah ekranda prince of persia oynamak
kendine ken ya da ryu adları takarak sokaklarda uzaktan dövüşmektir
atari salonları yeni yeni türemeye başlamıştı, 6 butonlu atariler yaygınlaşmamış, aduket, geçeyim mi abi gibi kalıplar henüz dilimize oturmamıştı
street fighterda kenle oyun bitirmek, acemiyken yanina biri girmesin diye dua etmek, oynamazken salondan atilmamak icin tek bi jetonu elinde simsiki tutup terletmektir.
final fight : haggarcody-guy
karakutusu ( arap atarisi) olan arkadaşınızın mustapha oynamaya gelmiyor diye ona küsmek
komodor 64
saatlerce commodre 64 başında kafa ayari yapmaya çalışmak demek
tetris
amiga 500 ve amiga 500 alabilmenin hayalini kurmak
gameboy oynamak.
game-boy alacak kadar zengin olunmadığı için tetrisle yetinmek
siyah, kartuşsuz, garip tv atarileriyle atari salonların da ki amiga keyfini almaya calismak.
kara kutu (arap atarisi) oynamak , joystick kırmak
misafirliğe gidilen evin, ısınan adaptörü bahane edip atari oynatmayan çocuguna sinir olmak
mortal kombat
double dragon
kick off oynamak.
ataride kaptan tsubasa oynamak.
yeşil siyah ekranda prince of persia oynamak
kendine ken ya da ryu adları takarak sokaklarda uzaktan dövüşmektir
atari salonları yeni yeni türemeye başlamıştı, 6 butonlu atariler yaygınlaşmamış, aduket, geçeyim mi abi gibi kalıplar henüz dilimize oturmamıştı
street fighterda kenle oyun bitirmek, acemiyken yanina biri girmesin diye dua etmek, oynamazken salondan atilmamak icin tek bi jetonu elinde simsiki tutup terletmektir.
final fight : haggarcody-guy
karakutusu ( arap atarisi) olan arkadaşınızın mustapha oynamaya gelmiyor diye ona küsmek
komodor 64
saatlerce commodre 64 başında kafa ayari yapmaya çalışmak demek
tetris
amiga 500 ve amiga 500 alabilmenin hayalini kurmak
gameboy oynamak.
game-boy alacak kadar zengin olunmadığı için tetrisle yetinmek
siyah, kartuşsuz, garip tv atarileriyle atari salonların da ki amiga keyfini almaya calismak.
kara kutu (arap atarisi) oynamak , joystick kırmak
misafirliğe gidilen evin, ısınan adaptörü bahane edip atari oynatmayan çocuguna sinir olmak
entry girebilmek için üye girişi yapmalısınız.
Üye değil misiniz? hemen kayıt olun.