günlerdir doğru şeyi yapıp yapmadığımı sorguluyorum sözlük.
yıllardır tanıdığım ve enerjisine hayran olduğum bir arkadaşımın yıllar önce anathema dinlediği kötü, karanlık bir dönemi olmuştu. antimatter'lar, shamrain'ler havada uçuşuyordu. kendisine destek olma amaçlı birkaç aylık bir rehabilitasyon süreci başlatmış, stooges, cramps, buzzcocks falan dinleterek çocuğu kendine getirmiştik.
çok şükür toparlamıştı... yani biz öyle sanıyorduk aslında... fark ettim ki geçenlerde tekrar kurumsal depresyona girmiş öküz. battaniye altı ağıt popuna tekrar bulaşmış... baktım enerjisi düşük, hülyalı hülyalı bakıyor... dayanamadım mesaj attım, ''nasılsın?” diye sordum. gelen cevap “we are here because we're here...”.
o an bütün hayat enerjimi emildi be sözlük...
normalde yanında olup iyileştirmeye çalışacağımı düşünen benim bile artık tahammülüm kalmadı.boka tekrar bulaştığını hisseder hissetmez ilk iş belediyeyi aradım... ihbar ettim onu... belediye ekipleriyle eve girdik.
ev aramasında alternative 4'ü dexter gibi havalandırmanın içine saklamış, arayınca bulamayalım diye oraya koymuş herhalde... hayır spotify'dan dinlediği yetmezmiş gibi albümü gidip fiziksel olarak da satın almış.
daha da kötüsü mutfakta deeper into the night albümünü bulduk.
shamrain'e de bulaşmış... aah ah...
adam yaklaşık 1,5 yıldır kimseye hissettirmeden gizli gizli anathema dinliyormuş. en son evresinde fark ettik. daha da kötüsü olay hukuki bir boyut kazandı. çünkü kendi dinlediği yetmezmiş gibi flörtlerine de antimatter falan atıyormuş. bu boku dinlemekle kalmıyor, insanlara öneriyormuş.
yani mesele artık kişisel olmaktan çıktı. sanıyorum rehabilitasyon kapsamında kendisine türk punk dinletecekler.
oysa ki yıllar önce uyarmıştım...
“bak,” demiştim, “insanlar sana benim gibi davranmaz. garage punk falan dinletmezler. gider türk punk dinletirler. vallahi kahrolursun kalitesizlik içinde... etrafını liseli bebeler sarar.” demiştim yani. dedim be, dedim... dedim!
aaah ah.
içim yanıyor içim.
yıllardır tanıdığım ve enerjisine hayran olduğum bir arkadaşımın yıllar önce anathema dinlediği kötü, karanlık bir dönemi olmuştu. antimatter'lar, shamrain'ler havada uçuşuyordu. kendisine destek olma amaçlı birkaç aylık bir rehabilitasyon süreci başlatmış, stooges, cramps, buzzcocks falan dinleterek çocuğu kendine getirmiştik.
çok şükür toparlamıştı... yani biz öyle sanıyorduk aslında... fark ettim ki geçenlerde tekrar kurumsal depresyona girmiş öküz. battaniye altı ağıt popuna tekrar bulaşmış... baktım enerjisi düşük, hülyalı hülyalı bakıyor... dayanamadım mesaj attım, ''nasılsın?” diye sordum. gelen cevap “we are here because we're here...”.
o an bütün hayat enerjimi emildi be sözlük...
normalde yanında olup iyileştirmeye çalışacağımı düşünen benim bile artık tahammülüm kalmadı.boka tekrar bulaştığını hisseder hissetmez ilk iş belediyeyi aradım... ihbar ettim onu... belediye ekipleriyle eve girdik.
ev aramasında alternative 4'ü dexter gibi havalandırmanın içine saklamış, arayınca bulamayalım diye oraya koymuş herhalde... hayır spotify'dan dinlediği yetmezmiş gibi albümü gidip fiziksel olarak da satın almış.
daha da kötüsü mutfakta deeper into the night albümünü bulduk.
shamrain'e de bulaşmış... aah ah...
adam yaklaşık 1,5 yıldır kimseye hissettirmeden gizli gizli anathema dinliyormuş. en son evresinde fark ettik. daha da kötüsü olay hukuki bir boyut kazandı. çünkü kendi dinlediği yetmezmiş gibi flörtlerine de antimatter falan atıyormuş. bu boku dinlemekle kalmıyor, insanlara öneriyormuş.
yani mesele artık kişisel olmaktan çıktı. sanıyorum rehabilitasyon kapsamında kendisine türk punk dinletecekler.
oysa ki yıllar önce uyarmıştım...
“bak,” demiştim, “insanlar sana benim gibi davranmaz. garage punk falan dinletmezler. gider türk punk dinletirler. vallahi kahrolursun kalitesizlik içinde... etrafını liseli bebeler sarar.” demiştim yani. dedim be, dedim... dedim!
aaah ah.
içim yanıyor içim.