(kalin: avare avare)
(italik: ruhu, adında saklı,
ceket dalına takılı
yandan çarklı
endam farklı
trablus kuşaklı
uzun boylu
sakin huylu
avare, avare )
(italik: arada bir nara atar
üç beş kap satar
bir iki yalpa yapar
akşam fırtına kopar
küfür, günah ayyuka çıkar
kapı önünde yatar
yıldızları yorgan yapar
avare, avare )
(italik: biraz kopuk
yumurta topuk
sivri burun
hele durun
mahallede renk
garip bir ahenk
zararsız bir denk
avare, avare )
(italik: duydum bir gün
avare üzgün
dediler anacığı rahmetli
yapayalnız kalmış kasvetli
çok geçmez belli
biter garip demli
dediler başlamış ispirtoya
hani çocuktum ya
takılmışım dedikoduya
kalmış aklımda
hiç unutmamda
avare, avare... )
(italik: ruhu, adında saklı,
ceket dalına takılı
yandan çarklı
endam farklı
trablus kuşaklı
uzun boylu
sakin huylu
avare, avare )
(italik: arada bir nara atar
üç beş kap satar
bir iki yalpa yapar
akşam fırtına kopar
küfür, günah ayyuka çıkar
kapı önünde yatar
yıldızları yorgan yapar
avare, avare )
(italik: biraz kopuk
yumurta topuk
sivri burun
hele durun
mahallede renk
garip bir ahenk
zararsız bir denk
avare, avare )
(italik: duydum bir gün
avare üzgün
dediler anacığı rahmetli
yapayalnız kalmış kasvetli
çok geçmez belli
biter garip demli
dediler başlamış ispirtoya
hani çocuktum ya
takılmışım dedikoduya
kalmış aklımda
hiç unutmamda
avare, avare... )