Feleğe dayandım gülüm, öldüm de uyandım gülüm...
Kalem kağıda değerken durdu zaman. Şair, kelimelerin en ağırını, en gerçeğini kağıda dökerken kalbi o büyük yükü taşıyamadı; Ömer Lütfi Mete, o masada, o an şarkının sözlerini yazarken bir kalp kriziyle eceline meydan okudu.
Kalbi durdu. Saniyeler değil, ömür gibi geçen o karanlık sessizlik... Uzun, dipsiz bir koma uykusu. Ama kaderin bir yazgısı vardı. O karanlıktan tekrar hayata tutundu, gözlerini bu dünyaya yeniden açtı.
Eve döndüğünde, ölümün soğuk kıyısından dönmüş olmanın o derinliğiyle oturdu masanın başına. Ve kelimeler döküldü dudaklarından: “Feleğe dayandım gülüm, öldüm de uyandım gülüm.”
Sonra bu ezber bozan mısralar, Gökhan Kırdar’ın ellerinde bir nota oldu, can buldu. Gökhan Kırdar, o efsanevi bestede “feleğe dayandım gülüm” demeden hemen önce müziği kesiverir. Orada derin, sarsıcı bir sessizlik başlar. İşte o enstrüman geçişi, bir adamın kalbinin durduğu o anı, hayata küstüğü o sessizliği ve ardından o mucizevi geri dönüşü haykırır.
Velhasıl... Sadece bir şarkı değil bu, ölümün eşiğinden süzülüp gelen bir nefes, bir yeniden doğuş hikayesi dostlar. Çok güzel, tarifsiz güzel…
Kalem kağıda değerken durdu zaman. Şair, kelimelerin en ağırını, en gerçeğini kağıda dökerken kalbi o büyük yükü taşıyamadı; Ömer Lütfi Mete, o masada, o an şarkının sözlerini yazarken bir kalp kriziyle eceline meydan okudu.
Kalbi durdu. Saniyeler değil, ömür gibi geçen o karanlık sessizlik... Uzun, dipsiz bir koma uykusu. Ama kaderin bir yazgısı vardı. O karanlıktan tekrar hayata tutundu, gözlerini bu dünyaya yeniden açtı.
Eve döndüğünde, ölümün soğuk kıyısından dönmüş olmanın o derinliğiyle oturdu masanın başına. Ve kelimeler döküldü dudaklarından: “Feleğe dayandım gülüm, öldüm de uyandım gülüm.”
Sonra bu ezber bozan mısralar, Gökhan Kırdar’ın ellerinde bir nota oldu, can buldu. Gökhan Kırdar, o efsanevi bestede “feleğe dayandım gülüm” demeden hemen önce müziği kesiverir. Orada derin, sarsıcı bir sessizlik başlar. İşte o enstrüman geçişi, bir adamın kalbinin durduğu o anı, hayata küstüğü o sessizliği ve ardından o mucizevi geri dönüşü haykırır.
Velhasıl... Sadece bir şarkı değil bu, ölümün eşiğinden süzülüp gelen bir nefes, bir yeniden doğuş hikayesi dostlar. Çok güzel, tarifsiz güzel…