Hikayesi şöyle,
bir rivayete göre, vaktiyle birbirine aşık iki kır çiçeği varmış. her bahar diğer çiçeklerle birlikte açar, kalabalığın arasında birbirlerine kavuşurlarmış. bir gün, aşklarını yalnızca kendilerine ait bir mevsimde yaşamak istemişler. kimsenin açmaya cesaret edemediği kışın ortasında, karların altında buluşmaya söz vermişler.
mevsimler geçmiş, beklenen kış gelmiş. çiçeklerden biri sözünü tutmuş. toprağın üzerindeki karı delip başını çıkarmış, dondurucu soğuğa aldırmadan sevdiğini beklemeye başlamış. günler geçmiş, rüzgarlar esmiş, karlar yağmış ama sevgilisi gelmemiş.
çünkü diğer çiçek kışın soğuğundan korkmuş, verdiği sözü unutmuş ve baharı beklemeyi tercih etmiş.
işte o günden sonra, kışın karları delen çiçeğe kardelen, sözünden dönüp cayana ise hercai denmiş. (Burada mahir çayan geldi aklıma nedensiz)
bir rivayete göre, vaktiyle birbirine aşık iki kır çiçeği varmış. her bahar diğer çiçeklerle birlikte açar, kalabalığın arasında birbirlerine kavuşurlarmış. bir gün, aşklarını yalnızca kendilerine ait bir mevsimde yaşamak istemişler. kimsenin açmaya cesaret edemediği kışın ortasında, karların altında buluşmaya söz vermişler.
mevsimler geçmiş, beklenen kış gelmiş. çiçeklerden biri sözünü tutmuş. toprağın üzerindeki karı delip başını çıkarmış, dondurucu soğuğa aldırmadan sevdiğini beklemeye başlamış. günler geçmiş, rüzgarlar esmiş, karlar yağmış ama sevgilisi gelmemiş.
çünkü diğer çiçek kışın soğuğundan korkmuş, verdiği sözü unutmuş ve baharı beklemeyi tercih etmiş.
işte o günden sonra, kışın karları delen çiçeğe kardelen, sözünden dönüp cayana ise hercai denmiş. (Burada mahir çayan geldi aklıma nedensiz)