inanmazsın... ama inan reyiz. geçenlerde yine bunların yemekhanesinde bir zam söz konusu falan olacakmış. dellenmiş bu istanbul üniversitesi`nin işçi haklarını savunan fakir gomunist öğrencileri. napalım ne edelim derken yemekhanenin damını camını kapısını indirmeye karar vermişler ama adamlarda yürek yok ki amk. denize düşen yılana sarılır misali en büyük düşmanlarından yardım istediler yani bizden. mühimmat eksiklikleri varmış, bir de yönetim gomunistlerden çekinmioyrmuş da falan filan. e tabi benim de kurt gibi beynim hali hazırda yaktı selektörleri ve bu durumda bir taşla iki gomunist kuş vurmanın planlarını yapmaya başladım...
neyse reyiz sonra dedim bunlara gelin beraber girelim okula sonuçta biz bu okulun teşkılatıdnan değiliz beraber girelim okula ki güvenlik sorun çıkartmasın sonra. bunlar, he tamam aga rahat ol falan dediler. nerden geliyorsa bu samimiyet normalde olsa ağzını yüzünü siker, orhun kitabelerini kırar gibi kırardım bacaklarını... neyse köprüyü geçene kadar orospu çocuğuna `piçsin olm ya şşş hihih` ayakları çekmek lazım gelir.
tabi bizim takım elbiselerimiz ve üstümüzde de uzun matrixvari paltolarımız var tamam mı reyiz? neyse o paltoların altına tahtadan sopaları koyduk sakladık amk. geçtik güvenlikten gittik yemekhaneye doğru. tam önüne geldik. çıkarttık sopaları `hadi kırın şuranın camlarını, kapılarını, damlarını yavru kurtlar dediler emir verir gibi. sen misin emir veren bir ses tonuyla konuşan? sen kime emir veriyorsun lan it` diyerekten yakın dövüşün tüm inceliklerini gomunistleirn üzerlerinde denedim. deplasmanda olsak da yine sırtımız yere gelmedi.
baskından sonra ülkü ocaklarında kahramanlar gibi karşılandık. zafer sarhoşluğunun verdiği o duyguyla 2 litreye yakın zift gibi dem içmişim. şu anda devlet hastanesinden entry giriyorum. yanımda vınn var ordan giriyorum yoksa elin devlet hastanesinde nerde olacak wireless amk auuu
neyse reyiz sonra dedim bunlara gelin beraber girelim okula sonuçta biz bu okulun teşkılatıdnan değiliz beraber girelim okula ki güvenlik sorun çıkartmasın sonra. bunlar, he tamam aga rahat ol falan dediler. nerden geliyorsa bu samimiyet normalde olsa ağzını yüzünü siker, orhun kitabelerini kırar gibi kırardım bacaklarını... neyse köprüyü geçene kadar orospu çocuğuna `piçsin olm ya şşş hihih` ayakları çekmek lazım gelir.
tabi bizim takım elbiselerimiz ve üstümüzde de uzun matrixvari paltolarımız var tamam mı reyiz? neyse o paltoların altına tahtadan sopaları koyduk sakladık amk. geçtik güvenlikten gittik yemekhaneye doğru. tam önüne geldik. çıkarttık sopaları `hadi kırın şuranın camlarını, kapılarını, damlarını yavru kurtlar dediler emir verir gibi. sen misin emir veren bir ses tonuyla konuşan? sen kime emir veriyorsun lan it` diyerekten yakın dövüşün tüm inceliklerini gomunistleirn üzerlerinde denedim. deplasmanda olsak da yine sırtımız yere gelmedi.
baskından sonra ülkü ocaklarında kahramanlar gibi karşılandık. zafer sarhoşluğunun verdiği o duyguyla 2 litreye yakın zift gibi dem içmişim. şu anda devlet hastanesinden entry giriyorum. yanımda vınn var ordan giriyorum yoksa elin devlet hastanesinde nerde olacak wireless amk auuu