yaa işte öyle sevgili yazarlar. efkarlanınca böyle boş işlerle uğraşıyorum. arada gelip yazıcam buraya bişeyler. çok bişey de beklemeyin kendim bile beğenmem yazdıklarımı.
okuyup seven çıkarsa ne mutlu bana. söven çıkarsa da siktiret ben de sövüyorum bazen zaten.
geçenlerde hürremi izliyodum bira eşliğinde bu çıktı buyrunuz
isterdim ki ben olayım ibrahim elimde keman
sen de dinleseydin beni olup hatice sultan
çalsaydım aşkın namelerini sana uzaktan
sevdamı anlatmaya yetmez çünki hiçbir kelam
sen ararken kendine bir süleyman
gülmek ne ki yarim bana yaşamak haram
lakin gönlüm olmuş çoktan viran
düşündükçe seni canım yanıyor canan
oysa ne çok istedim olmak beyaz atlı prensin
heyhat yetmez ki sana benim asaletim
gönlüm suskun kalmış dilim daha ne desin
işte budur benim hiç olmayacak olan hayalim
aşkından oldum bir deli bir divane
yok mudur ki bu derdime bir çare
sen arz-ı endam eder iken ben biçare
savrulurum rüzgarda oldum artık (gbkz: avare)
yıllardır ben hayal ederdim bana göre bir yar
düşünüp dururdum acaba var mıdır aradığım
inanamadım görünce seni olmaz dedim bu kadar
senmişsin meğer benim kalbimde sakladığım
hani demiştin ya ben hep kaybeden oldum diye
aslında haberin dahi yok ama kazandın bir kere
arayıp da bulamadığım senmişsin aslında
anladım bunu işte o anda uğradım ben bozguna
ben sana kalbimi kaptırdım içerim çaresizce
yok ki derdime derman ağlarım acınası halime
fayda etmiyor ki hiç seviyorum seni yine de
ne yapsam olmuyor ne desem beyhude
bu da platonik gavat ve de kabız arkadaşlara gelsin