sonic youth'u ilk dinlediğim zamanları düşündüm bugün... ilk başlarda tuhaf bir gürültü anlamsızlığı vardı, detone olan kim gordon, distorşınlı gitarların neredeyse her sesi bastırması... zaman geçtikçe bunun bambaşka bir şey olduğunu anladım, fark ettim... bu insanlar ilk bakışta kolay tüketilmeyecek bir müzik yapmıyorlarmış açıkçası, gitarlar hiç alışılmış gibi değildi yani, şarkılar alışıldık biçimde ilerlemedi, gürültü ve melodi arasında çok ince bi sınır vardı ve bi o yana bi bu yana kayıyordu...

yıllar geçti, grunge'lar, shoegaze'ler derken birçok subgenreye inanılmaz ilham verdiği ortaya çıktı. işte manifest'e de tam olarak böyle bakılması gerektiğini düşünüyorum... manifest de gelecek kuşaklara öyle büyük ilham olacak ki...

bugün manifest'i yalnızca bir kız grubu olarak değerlendirmek, sonic youth'u yalnızca gitarlı grup diye değerlendirmek kadar yüzeysel.

çünkü manifest'in asıl etkisinin henüz ortaya çıkmadığını düşünüyorum.

mesela bundan on yıl sonra ortaya çıkacak yeni nesil grupların sahne anlayışında manifest etkisi göreceğiz. koreografinin artık yalnızca dans olarak değil, müzikal bir enstrüman gibi kullanılmaya başlanacağını düşünüyorum. hatta bugünkü pop müziğin aksine daha gürültülü, daha agresif ve daha deneysel kız grupları çıkacak... göreceksiniz arkadaşlar... bunlar manifest'in enerjisinden yola çıkıp gitarları distortion'a verecek, davulları öne çıkaracak ve muhtemelen bir noktada “manifest sonrası pop” diye bir kavram ortaya çıkacak... hatta bu tarza manipop bile diyebiliriz, ne dersiniz? olaylar büyüyecek, manirock, manimetal diye uzayıp giderken subgenrelere kadar yansıyacak...

manigaze'e kadar ilerleyecek olaylar... bugün eleştiren ne kadar yaşlı amca varsa hepsi kızlarına manifest plağı almak için internette gezinip duracak, göreceksiniz.
1 0
midi klavye #113862
entry girebilmek için üye girişi yapmalısınız. Üye değil misiniz? hemen kayıt olun.