patti smith... new york'un karanlık kraliçesi ablam, annem, halam, her şeyim... kitaplarıyla, şiirleriyle, şarkılarıyla büyüdüm. bir dönem kumaş pantolon-beyaz gömlek giyip plaza çalışanı gibi gezdim onun yüzünden...
ama dürüst olalım... patti smith'in koca bir jenerasyonu değiştirdiği o proto punk döneminde elinde gitarı ve mikrofonu vardı... sueda'nın elinde ise 2026 türkiye'sinin toplumsal sinir uçlarına dokunma yeteneği var, patti smith'in buna cesareti olur muydu? sanmam.
patti smith'in karşısında onu eleştiren biri olduğunda “sanat nedir?” diye tartışabilme lüksü vardı... sueda'nın karşısında ise adam daha cümlesini kuramadan “kız grubunda dans ediyorlar” deyip posterleri yırtan amcalar var...
patti annemin yazdığı şiiri 30 dakikada anlayıp 3 senede yaşarsın... sueda'nın kareografisi öyle mi? ömür boyu çözemesin... evet haklısınız, patti smith hakkında kitaplar yazıldı, belgeseller çekildi, akademik makaleler hazırlandı. sueda bu konuda boş mu? hiç sanmam... kendisi hakkında her gün twitter kavgası görüyorum... tüylerim ürperiyo...
patti smith altın döneminde “ben bu şarkıyı üç akorla götürürüm” diyerek john cale ile birlikte şarkılar yazdı... sueda “ben bu şarkıyı üç dakikada beş farklı hareketle götürürüm” diyerek danslar ediyor.. müzikal gelişim açısından bakarsak da sueda'nın eli daha güçlü.
patti smith'in şarkısında gitar bir yerden sonra giriyo, çıkıyo, tekrar giriyo... hep bi devinim var... şadan kardeniz olmak istemiyorum hayır... tekrar diyeceğim... tekrar var.
sueda'nın şarkısında ise o sırada altı kişi sahnede birbirlerinin yerini değiştiriyo. bu daha zor değil mi arkadaşlarım, yoldaşlarım, kardeşlerim?
patti annemin vokal tekniğine gelirsek...
çok önemli bir vokalist olduğunu söylemek zorundayım. kadın bildiğin konuşarak, bağırarak, okuyarak şarkı söylemenin sınırlarını genişletmiş... deneysel işlerine hayranım mesela...
ama sueda da çok önemli bir vokal tekniği kullanıyo... dans ede ede söylüyo... bunu küçümsemeyelim.
ayrıca en önemli şeylerden birisi de patti annemin müziğinde zaman zaman o meşhur “biraz dağınık çalalım, zaten punkız kimse yadırgamaz” estetiği var. sueda'da ise her şey o kadar organize ki insan ister istemez etkileniyo... kimse bir şarkının ortasında gitarlar yanlış mı çaldı mı diye düşünmüyo... gitar sadece bir estetik yani çalmıyorlar bile...
evet, patti smith müzik tarihini değiştirdi. ama sueda da müzik tarihini değiştirecek bir şey yapıyor olabilir.
henüz ne olduğunu bilmiyoruz.
ama dürüst olalım... patti smith'in koca bir jenerasyonu değiştirdiği o proto punk döneminde elinde gitarı ve mikrofonu vardı... sueda'nın elinde ise 2026 türkiye'sinin toplumsal sinir uçlarına dokunma yeteneği var, patti smith'in buna cesareti olur muydu? sanmam.
patti smith'in karşısında onu eleştiren biri olduğunda “sanat nedir?” diye tartışabilme lüksü vardı... sueda'nın karşısında ise adam daha cümlesini kuramadan “kız grubunda dans ediyorlar” deyip posterleri yırtan amcalar var...
patti annemin yazdığı şiiri 30 dakikada anlayıp 3 senede yaşarsın... sueda'nın kareografisi öyle mi? ömür boyu çözemesin... evet haklısınız, patti smith hakkında kitaplar yazıldı, belgeseller çekildi, akademik makaleler hazırlandı. sueda bu konuda boş mu? hiç sanmam... kendisi hakkında her gün twitter kavgası görüyorum... tüylerim ürperiyo...
patti smith altın döneminde “ben bu şarkıyı üç akorla götürürüm” diyerek john cale ile birlikte şarkılar yazdı... sueda “ben bu şarkıyı üç dakikada beş farklı hareketle götürürüm” diyerek danslar ediyor.. müzikal gelişim açısından bakarsak da sueda'nın eli daha güçlü.
patti smith'in şarkısında gitar bir yerden sonra giriyo, çıkıyo, tekrar giriyo... hep bi devinim var... şadan kardeniz olmak istemiyorum hayır... tekrar diyeceğim... tekrar var.
sueda'nın şarkısında ise o sırada altı kişi sahnede birbirlerinin yerini değiştiriyo. bu daha zor değil mi arkadaşlarım, yoldaşlarım, kardeşlerim?
patti annemin vokal tekniğine gelirsek...
çok önemli bir vokalist olduğunu söylemek zorundayım. kadın bildiğin konuşarak, bağırarak, okuyarak şarkı söylemenin sınırlarını genişletmiş... deneysel işlerine hayranım mesela...
ama sueda da çok önemli bir vokal tekniği kullanıyo... dans ede ede söylüyo... bunu küçümsemeyelim.
ayrıca en önemli şeylerden birisi de patti annemin müziğinde zaman zaman o meşhur “biraz dağınık çalalım, zaten punkız kimse yadırgamaz” estetiği var. sueda'da ise her şey o kadar organize ki insan ister istemez etkileniyo... kimse bir şarkının ortasında gitarlar yanlış mı çaldı mı diye düşünmüyo... gitar sadece bir estetik yani çalmıyorlar bile...
evet, patti smith müzik tarihini değiştirdi. ama sueda da müzik tarihini değiştirecek bir şey yapıyor olabilir.
henüz ne olduğunu bilmiyoruz.
