bunu söylemek için cesur olmam gerektiğinin farkındayım. bu dünyada karşıma asla almak istemeyeceğim insanlar grunge dinleyenler.. beni paramparça ederler biliyorum ama beni önce dinlemelerini istiyorum. bir tarafta 90'larda seattle'da terör estirecek kadar güzel müzik yapan soundgarden var, diğer tarafta türkiye'de sahneye çıkıp kareografi yapan ve hem politik yobazları hem de odyofil yobazları çıldırtan 6 tane kız var...

mesele sadece müzikte değil. mesele ruhta...

soundgarden nasıl grunge'ın “biz burada çok önemli bir şey yapıyoruz ama bunu size açıklamayacağız” tarafını temsil ediyorsa manifest de pop müziğin aynı özgüvenle “evet, biz de geldik ve artık buna alışmanız gerekiyor” diyen tarafı... chris cornell mikrofonun başına geçip bizi varoluşsal bir krize sokmadı mı? soktu... bizim kızlar da aynısını yapıyor... dans ederek sorgulatıyorlar hayatı...

soundgarden'ın gitarları nasıl insanı “lan! hayatımda bi şeyler ters gidiyor galiba” noktasına getiriyorsa manifest de insanı “ben niye bu kadar eğleniyorum acaba?” noktasına getirmiyor mu? açın bi hileli bak göreceksiniz...

ikisi de kendi döneminin estetik anlayışına teslim olmadı arkadaşlar... vallahi billahi olmadılar... ekmek kuran çarpsın olmadılar...

biri grunge'ın içine ağır gitarı, psychedelia'yı ve devasa müthiş riffleri soktu. diğeri ölmek üzere olan türk popunun içine koreografiyi, kız grubu kültürünü ve biz buradayız beybiler özgüvenini soktu.

soundgarden grunge'ın soundgarden'ıysa manifest de manifest'in soundgarden'ıdır.

bence bu cümle üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor... çok anlamsız geldi bi 10 dakika düşünürsem mutlaka güzel bir şey bulurum ama üşendim...
1 0 1
midi klavye #115158
entry girebilmek için üye girişi yapmalısınız. Üye değil misiniz? hemen kayıt olun.