antik yunan’da kıbrıslı zenon tarafından temelleri atılan ancak asıl altın çağını 2000'lerin sonunda dijital yayıncılığın gelişmesiyle yaşayan, insanın tutkularına ve arzularına yenik düşmemesi gerektiğini savunan kadim felsefi akım.
öğretinin temelinde "acıya ve hazza karşı kayıtsız kalmak" yatar ki, kurucu figürümüzün en zorlu fiziksel sınavlarda bile yüzündeki o donuk, porselenvari ifadeyi koruyabilmesi bu felsefenin zirvesidir. özellikle "histerik edebiyat" (hysterical literature) deneyleri, bir stoyacının dış dünyadan gelen en yoğun uyaranlara karşı bile zihnini nasıl odaklayabildiğinin, kitabı elinden bırakmadan iradesini nasıl terbiye ettiğinin en somut kanıtıdır.
günümüz gençliği maalesef bu derin öğretiyi sadece yüzeysel ve bedensel bir düzlemde anlamakta, işin arkasındaki o soğukkanlı metaneti kaçırmaktadır. oysa gerçek bir stoyacı bilir ki; dış koşullar ne kadar sert, ter ve gözyaşı ne kadar yoğun olursa olsun, insan kendi iç kalesine çekilmeli ve o vakur duruşunu asla bozmamalıdır.
marcus aurelius'un kendime düşünceler eserinde teorisini kurduğu, ancak pratik uygulamasını yüksek çözünürlüklü olarak modern çağda gördüğümüz bu disiplini hakkıyla anlamak için gece geç saatlerde yapılan derin okumalar ve yalnız kalınan tefekkür seansları şarttır.
1 0 1
foot gourmet #120423
sence ciddi yazmış olabilir miyim mk asdasdsdaasd şaka tabii ki
1 0
Vega #120427
entry girebilmek için üye girişi yapmalısınız. Üye değil misiniz? hemen kayıt olun.