şimdi efenim malum sözlük yeni..herkes düzenli tertipli başlayayım modunda

kendinize gelin ollm ne lan bu heryer tanım

şşş
0 0
aksam gazozu var mi beyler #17190
şimdi şöyle bir durum var. yeni bir defter alırsın önce, temiz düzenli ve tertipli yazarsın... yavaş yavaş yazı bozulur, defter hor kullanılır, daha sonra defterin anasını sikersin. aynen böyle olacak
0 0
sespera #17195
sözlüksel (lexical) tanım sadece bir terimin, belli bir dilin konuşulduğu bir toplulukta halen ne anlamda kullanıldığını nakleder. burada amaç, herhangi bir kimseye, sözkonusu terimin onaylanmış anlamı hakkında bilgi vermektir. bu sayfalarda benim mantık terimleriyle ilgili yaptığım tanımlar sözlükseldir, çünkü bunlar sizi, bu terimlerin mantık disiplini içerisinde nasıl kullanıldıkları hakkında bilgilendirmeye yöneliktir.
        öte yandan şartlı (stipulative) bir tanım, daha önce hiç varolmamış bir kullanım oluşturarak, tamamıyla yeni bir terime serbestçe anlam tayin eder. bu durumda amaç, yeni bir terimin ortak kullanımının benimsenmesini sağlamak olduğu için, söz konusu terimle mukayese edilebilecek standartlar mevcut değildir ve yapılan tanım daima doğrudur. (ancak bu tanım, faydasız ve yetersiz olduğu zaman kabul görmeyebilir.) şayet ben bundan böyle başkanlığa ait fransızca olarak yapılan açıklamaları “glorsherfs” diye nitelendireceğimizi beyan etsem (muhtemelen manasız) bir şartlı tanım yapmış olurum.
        bu iki tekniği birarada kullanmak çoğunlukla bir kelimenin ya da tümcenin belirsizliğini azaltmak için en etkili yoldur. böyle belirli (precising) tanımlar, bir terimin sözlüksel tanımıyla başlar fakat daha sonra o terimin kullanımını belirli şartlara bağlayarak sınırlandırmaya doğru gider. burada sözlüksel kısım doğru olmalıdır ve şartlı kısım da uygun bir şekilde, sorun çıkarabilecek belirsizlikleri azaltmalıdır. eğer usps şöyle bir bildiri yayınlarsa (muhtemelen yararlı) bir belirli tanım yapmış olur: “adres değişikliğini uygun bir şekilde bildirme”, gerekli bilgileri içeren resmî bir formun en geç değişiklik tarihinden dört gün önce yerel postaneden alınması gerektiği anlamına gelir.
        teorik tanımlar, şartlı ya da belirli tanımlara dair özel durumları ifade eder ve terimin kullanımını daha geniş bir entellektüel çerçeve bağlamında tayin etmeye çalışır. herhangi bir teorik tanımın benimsenmesi, ilgili teorinin kabulünü de içereceğinden, bu tanım üzerinde uzlaşırken haklı olarak ihtiyatlı davranırız. newton’un kütle (mass) ve  süredurum (inertia) terimleri üzerine yaptığı tanımlar, onun bu konuyla ilgili teorilerine bağlılığı da beraberinde getirir.
        mantıkçıların “ikna edici (persuasive) tanımlar” diye nitelendirdiği tanımlar, bir terimin kullanımına  duygusal bir anlam isnat etmeye  çalışırlar. i̇kna edici tanımlar, sadece terimi, lafzî (literal) anlamından saptırmaya yaradığından, mantıkî bir kullanımları yoktur.
kaplam (extension) ve i̇çlem (intension)
        aktif olarak kullandığımız kelime dağarcığımızın oldukça büyük ve bilhassa yararlı olan bölümü, ortak bir nitelik taşıyan bütün bireysel nesnelerin oluşturduğu grupları temsil eden genel terimler, kelimeler ya da tümcelerle doludur. fakat bu gibi terimler üzerinde düşünmenin iki farklı yolu vardır.
        genel bir terimin kaplamı, tamamıyla o terimin gösterdiği bireysel nesnelerin toplamıdır. buna göre “sandalye“ kelimesinin kaplamı, dünyadaki her sandalyeyi içerir. genel bir terimin içlemi ise o terimin gösterdiği her şeyin taşıdığı özellikler dizisidir. yani “sandalye“ kelimesinin içlemi, “bir kişinin oturması için tasarlanmış mobilya parçası“ gibi bir şey olabilir.
        aslında bu iki anlam çeşidi birbiriyle yakından ilişkilidir. biz genellikle bir kavramın ya da terimin içleminin, onun kaplamını belirlediğini düşünürüz, yani yeni karşılaştığımız her mobilya parçasının sandalyeler arasında yer alıp almadığına, onun ilgili özellikleri taşıyıp taşımadığına bakarak karar veririz.  nitekim genel bir terimin içlemi -bir nesnenin sahip olması gereken özellikler, daha fazla ayrıntıyla belirtilmek suretiyle- arttırıldığı zaman, o terimin kaplamı azalma eğilimi gösterir. çünkü artık o terim daha az öğeyi göstermektedir.
düzanlamsal (denotative) ve yananlamsal (connotative) tanımlar
      yaptığımız kaplam ve içlem ayrımını aklımızda tutarak, genel bir terimin tanımına iki yoldan yaklaşmak mümkündür.
        düzanlamsal bir tanım, terimin kaplamını tespit etmeye çalışır. buna gore biz, “bu mantık sınıfı” tümcesinin düzanlamsal tanımını, basitçe, hepimizin ismini listeleyerek elde edebiliriz. ancak genel bir terimin gösterdiği nesnelerin eksiksiz bir listesini vermek çoğu zaman külfetli ya da elverişsiz olduğundan, biz genelde az sayıda örnekle iktifa ederiz. aslında bazı filozoflar, herhangi bir dildeki en primitif düzanlamsal tanımların, terimin tam olarak gösterdiği tek bir örneği içerdiğini dile getirmişlerdir.
        ancak öyle görünüyor ki, düzanlamsal tanımın uygulanmasının tamamen imkansız olduğu bazı önemli terimler de vardır. mesela “benim torunum“ tümcesinin gayet açık bir anlamı vardır ancak şu an için kaplama sahip olmadığından, üyelerini listeleyerek ya da örnekleyerek belirtmek imkansızdır. bu tarz terimleri ve her çeşit genel terimi en uygun şekilde tanımlamak için, ikinci bir tanım şekline başvururuz.
        yananlamsal bir tanım, eşanlamlı bir dilsel ifade ya da terimin uygulanabilirliğini tayin etmek için belli bir prosedür oluşturmak suretiyle, terimin içlemini tespit etmeye çalışır. tabiî ki aynı anlama sahip alternatif bir kelime ya da tümceye ulaşmak veya uygulanabilirlik açısından belirli bir ölçü tayin etmek her zaman kolay değildir. ancak bu gerçekleştiği zaman, yananlamsal tanım, terimin anlamını güvence altına almış olur.
genus ve differentia aracılığıyla tanımlama
        klasik mantıkçılar, genel terimler için işe yarar yananlamsal tanımlar ortaya koyma metotları geliştirmişlerdi ve bunu, o terimlerin genus (cins) ve differentia (ayrım)sını belirleyerek yapıyorlardı. temel fikir gayet basittir: öncelikle söz konusu terimin işaret ettiği her şeyin içinde yer aldığı yakın ve genel bir kategori ya da cins (genus) tespit ederiz; sonra onları diğer bütün bu tarz cinslerden farklı kılan “differentia”yı (ayırt edici özellikler) belirleriz. mesela “sandalye” kelimesi için yukarda yaptığım tanımda “mobilya parçası”, bütün sandalyelerin sahip olduğu “genus”u belirtir ve “bir kişinin oturması için tasarlanmış” ifadesi ise onları divan, sıra vs.den ayıran “differentia”yı belirtir.
        capi ve cohen, genus ve differentia yoluyla yapılan yananlamsal tanımların başarısını ölçmek için beş kural belirlemişti
0 0
giacomo giralomo casanova #17228
@6 inanmayın piçe beyler. ikinci cümleden sonra maç anlatmış.
0 0
sespera #17234
entry girebilmek için üye girişi yapmalısınız. Üye değil misiniz? hemen kayıt olun.