var böyle bi hayalim, sahiden bunu neden yapmayayım ya?

bir yazarın başlığa ilk entrysini girmesi, bir başkasının ilk favını atması, moderasyonun henüz kimsenin başını ağrıtmamış olması... tüm bu olan biteni kamerayla değil, titreyen bir el kamerasıyla çekeceğim... henüz kimsenin kimseye bilenmediği, herkesin birbirine karşı ölçülü ve nazik davrandığı o ilk günleri belgelemek istiyorum. ileride yaşanacak bütün rezilliklerin, bugün son derece masum görünen bu anların içinden çıkacak olması fikri çok hoşuma gidiyo...

arada moderasyonun yazarlarla samimi olmaya çalıştığı anları da kaydedeceğim... ilk günlerin o yapmacık yakınlığını, herkese eşit mesafede duruyormuş gibi yapılan açıklamaları, henüz kimsenin kimseye ayrıcalık tanındığını düşünmediği o tatlı dönemi... en sevilen dönem bu oluyor çünkü... el kameram hepsini olduğu gibi kaydedecek... moderatörlerden biri bi yazara aşko diyecek, diğeri bir başkasının entrysine fav atacak, belki topluca bir başlığın altında şakalaşacaklar, gülüşecekler, arada cringe şeyler çıkacak ortaya falan... ben de hiçbir şey söylemeden çekmeye devam edeceğim... çünkü biliyorum, aradan bir sene geçince bu görüntüleri izlemek bambaşka bir deneyime dönüşebilir hepimiz için... en kötü ben izleyip sanatımla övünürüm...

bugün yazarlarla aynı masada oturuyormuş gibi davranan insanların yarın masanın kendilerine ait olduğunu hatırlatacaklar...  işte o pis, o lanetli gün geldiğinde kimseye bir şey söylememe gerek kalmadan o dönem olan biteni ilk günlerdeki filmimle yan yana koymak yeterli olacak...

dogme 95'in ruhuna uygun olarak müzik yok, dramatik ışık yok, dış ses yok. yalnızca ekran ışığıyla aydınlanan nickler, mekanik klavye sesleri ve gecenin bir yarısı yazılmış komikli entryler...  ileride kimsenin kimseyle aynı başlık altında görünmek istemediği zamanları düşününce bu günlerin değerini daha iyi anlayacak izleyenler...
4 0
midi klavye #113631