bir rivayete göre, vaktiyle birbirine aşık iki kır çiçeği varmış. her bahar diğer çiçeklerle birlikte açar, kalabalığın arasında birbirlerine kavuşurlarmış. bir gün, aşklarını yalnızca kendilerine ait bir mevsimde yaşamak istemişler. kimsenin açmaya cesaret edemediği kışın ortasında, karların altında buluşmaya söz vermişler.
mevsimler geçmiş, beklenen kış gelmiş. çiçeklerden biri sözünü tutmuş. toprağın üzerindeki karı delip başını çıkarmış, dondurucu soğuğa aldırmadan sevdiğini beklemeye başlamış. günler geçmiş, rüzgarlar esmiş, karlar yağmış ama sevgilisi gelmemiş.
çünkü diğer çiçek kışın soğuğundan korkmuş, verdiği sözü unutmuş ve baharı beklemeyi tercih etmiş.
işte o günden sonra, kışın karları delen çiçeğe kardelen, sözünden dönüp cayana ise hercai denmiş. (Burada mahir çayan geldi aklıma nedensiz)
Herkesin her şeyine karışan sabah akşam haramdan bahseden din tüccarları sözde dibine kadar müslüman olanlar sessiz. Çünkü biliyorlar ağızlarını açarlarsa başlarına her şey gelir. İşte müslümanlığı istediği gibi kullananlar hz Hasan ve Hüseyin’i böyle yok sayarlar. Allahtan değil iktidardan korkarlar. Siyasal islam böyle bir durum gemi yürüsün nasıl yürürse yürüsün.
Yazarları misslersek, yeni gelenler ile beraber kartopu etkisi yaratabiliriz. Poine’nin attığı donateler ile instagram sponsorluğu çıkabiliriz. Olur burdan.
“Öğretmenliği bırakıp öğretmeyi bırakmayan” diye bir cümle var kendisi için burada da dursun. Belki rica ile bir saat radyo programına konuk olur ilerde reis.
Güzellik ve zekanın kesişim kümesi olan yazar. Farkındalığı yüksek ve sınırsız sayıda entry atabilir. Dün ya da önceki sabah 05:30’da uyku arası entrysini görünce, yat la artık diye sitem edip geri yattım kendisinden habersiz.