S
sespera 1. nesil
henüz giriş yapmadı
| üyelik: 14.02.2011 07:08
0 takipçi
|
0 takip edilen
entry'leri 443 entry · sayfa 1/30
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
2 yıl sonra, küçük sandığımı karıştırırken bir şey fark ettim. başına vurduğum taş, ona hiç dokunmama rağmen sandığımdaydı.üzerine kanlarla aşk şiirleri yazılmıştı.
ruhunun doğum günüydü bugün, anlamıştık. içimdeki ölüler, neşeli şarkılar söylüyordu.
o taş onun günlüğü, hatıratıydı.
her 2 senede bir üzerindeki şiirler değişir.
bir ölü hatıratını, kendi kanıyla ruhunun binip kaçtığı vasıtaya -bu defa bir taş idi- karalar.
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
küçük sandıktan fotoğrafını, aldım. cevriye`yi kucağıma alarak, aşağı indirdim. saçlarıyla rüzgarı okşuyordu cevriye. bir bidon benzin döktüm üzerine, tek şahidimiz, kafasına vurduğum taş olan hatıratımızdı...
1.5 saat, iğrenç, beynimi delen bir kokuyla, yandı bedeni. bedenin ne denli kötü olduğunu o an daha iyi kavradım. açık bir arazinin üzerinde, bir tutam küldü, cevriye`nin ruhu.
fotoğrafını da yaktım, külleriyle karıştırdım. bir arap kağıdına sararak, -sadece külleri- içtim. ciğerden ruh geçirmek zordu ama keyifliydi de...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
dizlerinin üzerinde tutup, içine girdiğimde bir kaç damla kan döküldü bacaklarının arasından. gidip geldim gidip geldim.. yatağın bir kenarına bıraktım, bir hayli kan fışkırmıştı bacaklarının arasından bir süre sonra, tekrar kaldırdığımda, midesinden tutup tekrar kaldıramaya başladığım da, yatağa kustu.
bedeni tamamen ölmüştü.
artık benim olabilirdi...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
saçlarını bıraktığım an, zevkten başı önüne düşüyordu. toparlayamıyordu kendini. saçlarından asılıp, başını dik tuttum tekrar.
bacaklarının arasına gitti elim, ruhuna ellerimi böyle değdirecektim.
başını çevirip dudaklarını öptüm tekrar, tatlı dili dudaklarımda dolaşıyordu.
tüm vücuduyla isterken beni, başını bıraktım, yatağa düştü. sırt üstü yatırıp, üzerine uzandım. elleriyle sırtımı okşarken, başını okşayarak, doyulmaz dudaklarına tekrar yapıştım...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
etrafına bakındım bir süre, homurdandı onu bıraktığım için. hışırdıyordu hava. bir toka buldum, saçlarını at kuyruğu şekline çevirip yüz üstü çevirdim.
at kuyruğu saçlarından asıldım, başındaki kanlar, sarsıntının etkisiyle, alnıma damladı... son bir kaç damla kan...
başı gökyüzünüe bakıyordu, olanca gücümle asıldım saçlarını... dolgun göğüslerini ellerim alarak, boynunu koklayıp, gerdanına küçük öpücükler konduruyordum...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
duyguları kucağıma aldım, alnından hala kan süzülüyordu... masumiyet beyazı bileklerim, aşk rengi kırmızıya boyanmıştı kanıyla, yukarı çıkardım. okşarcasına yatağa bıraktım cevriye
yi. yanındayken birine hasret olmak. bir diriyle olan ilişkimi böyle tanımlayabilirim. ama nihayet cevriyeme- gerçek cevriye`ye- kavuşmuştum.
kandan kıpkırmızı olan kollarımı dilimle temizledim.
bir elim toprağı ezmiş ayaklarını, bir elim başını okşarken, dudaklarına yapıştım.
ruhunun şiirler bıraktığı küçük çukuru okşuyordum başında...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
yanına gittiğim de, ruhunun sesini duyabiliyordum. küçük iniltilerle aşk şarkıları fısıldıyordu bana. gözleri açıp kapanıyordu. bedenden parmaklılar, tam manasıyla kırılmamıştı henüz... küçük inlemeler, melodiler beni çağırıyordu. ruhu yorgundu, gerisi bana kalmıştı... yanımda bulduğum büyükçe bir taşı aldım, sivri tarafını, çok zorlamadan vurdum... sağ şakağı kan içinde kalmış, kafa tasının bir kısmı içeri gömülmüştü...
evet, ruhu özgürdü artık.
kanlı taş ise bizim hatıratımız olacaktı...
ay ışığını kesti, selam duruyordu...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
ölülerle çok seviştim, ölümle pek az...
aniden cevriye ipek elbisesini çıkardı, gri topuklu ayakkabıları dışında hiç bir şey kalmadı üzerinde. gözleri yarı kapalı, üzerime doğru yürüdü. ittim, uzaklaştırdım. bedene tenezzül etmeyecek kadar gururum vardı. ayağa kalktı, yine aynı şekilde yaklaşık 10 metre yüksekliktei camdan, kendini boşluğa bıraktı, ay ışığı, beden için yas tutarken, ben ağır adımlarla yanına yollandım...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
gözlerim, gözlerini okşayadursun. yeşil, ipek elbisesiyle bana bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi... uzun süre bakıştık... küçücük, mezarlığa bakan köy evinin içinde. ruhu, hapsolduğu yerden çıkmak istiyordu, öyle ki içindeki parmaklıkları kırmak üzereydi, sesini duyabiliyordum... kadınımın kaçan ruhu da elbette benim olmalıydı...
konuşamıyordu cevriye`nin bedeni, gücünü kaybediyordu çünkü... kısa bir süre sonra ruhuna, ruhu bana, ben de ruhuna itaat edecektim... bedeni tek kelime edemiyordu, ben ruhuyla fısıldaşmaya başlamıştım bile, beni istiyordu...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
bir insanın ölüme en yakın olduğu zaman, çocukluğudur. çünkü ölümden yeterince uzaklaşmamıştır.
cevriye, 5 yaşında çektirdiği siyah beyaz fotoğrafı göstermişti bana. ölüme en yakın olduğu zaman, en masum olduğu zaman: çocukluk...
gözleri anılarla sevişen cevriye bakışlarını benden yana çevirmişti, birinin çocukluk fotoğrafına sahip olmak, biriyle sevişmekten çok daha yorucudur...
fotoğrafını aldım, su gibi aktı parmaklarından fotoğraf. özenle, küçük bir sandığın içine koydum.
çok değerli bir şeyi benimdi artık. en değerli şeyi de benim olmalıydı...
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
ölü kadının hatıraları gözlerine yazılır, okumak için, gözlerindeki ruh kırıntılarına bakmanız gerekir. ölü kadınlar, nasıl tahrik olurlar? ruhuna değen bir el ile...
cevriye. onun adı buydu... hikayesini anlatmak isterim...
kendimi ifşa ediyorum capssiz
@28 orhan pamuk
hayatımdaki en zevkli sevişmeyi anlatıyorum
en güzel şiirler ölü kadının ellerinden çıkar, en güzel aşk, ölü kadınların dudaklarından tadılır.aslında ölü kadınların dudakları yoktur, ölü birinin dudakları, aşktır. beden ölür, ruh kaçar, beden boş kalır, aşk yuva yapar. dudaklarınızı, bedene değil, duygulara dokundurursunuz bir ölüyle sevişirken... ölü kadınlar hatıralarını nasıl anlatırlar? ölü kadınlar nasıl tahrik olurlar?..
kendimi ifşa ediyorum capssiz
@26 ehehehehe
kendimi ifşa ediyorum capssiz
@24
sespera-günlük.